EMDR nedir, nasıl uygulanır?

EMDR nedir, nasıl uygulanır?

EMDR nedir

EMDR, 1980'lerin sonunda geliştirilen ve zamanla sekiz aşamalı bir protokole oturan bir yöntem. Temel fikir şu: zorlayıcı bir anı, yaşandığı anda tam olarak "işlenememiş" ve bu yüzden bugün hâlâ güncel bir rahatsızlık kaynağı olarak kalmış olabilir. EMDR'de kişi bu anıyı zihninde canlandırırken terapist göz hareketleri, hafif dokunuşlar ya da sesli uyaranlar gibi bir "ikili dikkat" tekniği yönlendirir; amaç anıyı silmek değil, onun bugün üzerindeki duygusal ve bedensel yükünü azaltmak.

Yöntem, konuşma terapilerinin çoğundan farklı bir yerde durur: kişiden anıyı ayrıntılı olarak anlatması beklenmez. Süreç çoğu zaman sessiz ilerler, terapist düzenli aralıklarla kişinin zihninde neler geçtiğini kısaca sorar ve bir sonraki tura geçer. Bu, bazı kişiler için konuşma ağırlıklı yöntemlere göre daha az yorucu bir deneyim olarak tarif ediliyor; anıyı defalarca sözcüklerle yeniden kurmak zorunda kalmadan üzerinde çalışılabiliyor.

Nasıl çalışır, bir seans nasıl geçer

Sekiz aşama şöyle özetlenebilir: geçmiş öyküyü almak ve işlenecek anıları belirlemek; hazırlık ve güven ilişkisini kurmak; hedef anıyı (görüntü, düşünce, duygu, bedensel his) birlikte tanımlamak; duyarsızlaştırma (bilateral uyaranla anıya odaklanma); olumlu bir düşünceyi "yerleştirme"; beden taraması; seansı kapatma; ve bir sonraki seansta yeniden değerlendirme.

İlk iki aşama büyük ölçüde konuşarak geçer. Terapist kişinin geçmişini dinler, hangi anıların işlenmeye hazır olduğuna, kişinin genel güvenlik hissine ve olası risklere (ör. süreç sırasında aşırı yoğun duygusal tepki verme eğilimi) birlikte bakar; gerekirse önce sakinleşme ve öz-düzenleme becerileri üzerinde çalışılır. Üçüncü aşamada hedef anı somutlaştırılır: anıyla ilgili bir görüntü, o görüntüyle birlikte gelen olumsuz bir inanç ("bu benim suçumdu" gibi), bunun yerine geçmesi istenen olumlu bir inanç, eşlik eden duygu ve bedensel his birlikte tanımlanır.

Bilateral uyaranın kullanıldığı asıl "işleme" aşaması (dördüncü aşama) daha sessiz, kişinin zihninden geçenleri kısa kısa paylaştığı bir ritimde ilerler. Terapist birkaç saniyelik turlar hâlinde göz hareketi yönlendirir, ardından durur ve "şimdi ne fark ettiniz" gibi kısa bir soru sorar; kişi aklına geleni (yeni bir görüntü, bir duygu, bir anı parçası) kısaca paylaşır ve süreç devam eder. Beşinci aşamada, anıyla ilgili olumlu bir inancın güçlendirilmesi hedeflenir; altıncı aşamada bedende kalan gerginlik taranır. Son iki aşama, seansı güvenli biçimde kapatmaya ve bir sonraki seansta neyin değiştiğini değerlendirmeye ayrılır.

Bir hedef anı üzerinde çalışmak birkaç seans sürebilir; kaç seans gerektiği anının karmaşıklığına ve kişiye göre değişir, bu da süreç içinde terapistle birlikte netleşir.

Araştırmalar EMDR'yi en çok travma sonrası stres belirtileri bağlamında incelemiş; yöntemin bu alanda bekleme listesine veya etkin olmayan karşılaştırmalara göre belirgin bir iyileşme sağladığı bildiriliyor (Chen vd., 2014). Dünya Sağlık Örgütü'nün cinsel ve eş şiddeti sonrası bakım için hazırladığı rehber de, travma sonrası stresle başa çıkan kadınlar için BDT veya EMDR'yi güçlü düzeyde önerilen yaklaşımlar arasında sayıyor (WHO, 2013).

Kimler için araştırılıyor

EMDR en çok, tek, sınırlı bir travmatik anısı olan ya da geçmişte yaşanmış belirli bir olayın hâlâ güncel bir yük taşıdığını hisseden kişilerde araştırılmış. Anının net bir şekilde tanımlanabilir olması (belirli bir olay, belirli bir an) yöntemin üzerine kurulduğu temel noktalardan biri; dağınık, uzun süreli ve iç içe geçmiş birçok zorluk söz konusu olduğunda süreç daha karmaşık planlanabilir, bazen birden fazla anı sırayla ele alınır.

Bu, EMDR'nin yalnızca "büyük" travmalar için olduğu anlamına gelmez — güncel bir rahatsızlığa hâlâ yük taşıyan, nispeten sınırlı bir olay da çalışma konusu olabilir. Hangi anıların, hangi sırayla ele alınacağına ilk görüşmelerde terapistle birlikte karar verilir; bazı durumlarda önce güncel hayatı zorlaştıran bir anıyla başlanır, geçmişe doğru sırayla ilerlenir.

Bazı kişiler için birden fazla, birbirine benzeyen anı aynı kök duyguyu paylaşabilir; bu durumda terapist bu anılardan birini "temsilci" olarak seçip onun üzerinde çalışmayı önerebilir, çünkü bir anıdaki değişim bazen ilişkili diğer anılara da yansıyabiliyor. Bu, her anının ayrı ayrı işlenmesi gerekmeyebileceği, sürecin kişiye göre esnetilebileceği anlamına geliyor; hangi anıların "temsilci" seçileceği de yine terapistle birlikte değerlendirilir.

Konuşarak ayrıntılı anlatmanın kendisini zorlayıcı bulan, ya da anıyı defalarca sözcüklerle yeniden kurmak istemeyen kişiler için EMDR bir alternatif olarak düşünülebilir; bu tercih kişiden kişiye değişir ve doğru ya da yanlış bir yanıtı yoktur. Buna karşılık, süreç içinde terapistle sözel paylaşımın kendisi önemli bir destek kaynağıysa, daha konuşma ağırlıklı bir yöntem de tercih edilebilir — bu, doğru ya da yanlış bir seçim değil, kişinin neyle daha rahat hissettiğiyle ilgili bir tercih.

Ne beklenmeli

EMDR'de ev ödevi ya da seans dışı alıştırma genellikle daha azdır; ağırlık seans içindeki işleme sürecindedir. Bazı kişiler bir seans sonrasında geçici bir yorgunluk, duygusal dalgalanma ya da anının farklı parçalarının gün içinde akla gelmesi gibi deneyimler yaşayabilir; bu terapistle önceden konuşulan, beklenebilir bir durum ve genellikle birkaç gün içinde azalır.

Yöntemin diğer travma odaklı yaklaşımlara kıyasla nasıl bir fark yarattığı konusunda literatür temkinli: 2024'te yayımlanan, bireysel katılımcı verisine dayanan bir derleme, EMDR ile diğer travma odaklı psikolojik yöntemler arasında belirti şiddeti ya da süreci bırakma oranında anlamlı bir fark bulmadığını bildiriyor; aynı derleme süreci bırakma oranının erkeklerde kadınlara göre biraz daha yüksek olduğunu da ayrıca not ediyor (Wright vd., 2024). Genel tablo şu: EMDR işe yaramadığı için değil, diğer araştırılmış yöntemlerden açıkça üstün çıkmadığı için temkinli bir dille anlatılıyor — hangi yöntemin seçileceği çoğu zaman kişinin tercihine ve terapistin uzmanlığına kalıyor.

Sınırları ve dikkat edilecek noktalar

EMDR'nin araştırma hacmi büyük ölçüde travma sonrası stres belirtileri etrafında yoğunlaşmış durumda; başka alanlarda (örneğin travmayla doğrudan bağlantılı olmayan genel kaygı) kullanımı daha az araştırılmış. Bir terapistle çalışmanın hedefi net değilse, EMDR'nin bu hedefe uygun bir yöntem olup olmadığını ilk görüşmede sormak faydalı olabilir.

Akut bir kriz döneminde (örneğin bir olayın hemen ardından, kişi henüz güvenlik hissini yeniden kuramamışken) EMDR'ye başlamak yerine önce stabilizasyona odaklanılması gerekebilir; bu karar terapistin değerlendirmesine bağlı. Ayrıca süreç sırasında güçlü duygusal tepkiler ortaya çıkabileceği için, kişinin seans dışında da kendini düzenleyebileceği bir destek ağının (yakın çevre, gerekiyorsa ek profesyonel destek) olması önemli görülüyor.

Seans sıklığı da bir başka pratik etken: bazı terapistler haftalık bir ritim önerirken, bazı durumlarda daha sık ya da daha seyrek bir takvim tercih edilebilir. Bu, anının yoğunluğuna, kişinin seanslar arasında kendini ne kadar toparlayabildiğine ve günlük hayattaki diğer yükümlülüklere göre değişen, ilk görüşmelerde birlikte netleştirilen bir karar; süreç ilerledikçe bu sıklık yeniden gözden geçirilebilir.

Sık sorulan sorular

EMDR'de göz hareketlerinin işlevi nedir?

Tam mekanizma üzerine araştırmalar sürüyor; yaygın açıklamalardan biri, göz hareketleri gibi ikili dikkat görevlerinin, zihnin anıyı aynı anda hem hatırlamasını hem de "şu an güvende olma" bilgisiyle birlikte işlemesini kolaylaştırdığı yönünde. Bu konudaki tartışma hâlâ açık, kesin bir sonuca varılmış değil.

EMDR kaç seans sürer?

Standart bir sayı yok; tek bir sınırlı anı bazen az sayıda seansla çalışılabilirken, birden fazla anı ya da daha karmaşık bir geçmiş söz konusu olduğunda süreç uzayabilir. Süre, ilk değerlendirmede terapistle birlikte daha net bir çerçeveye oturur.

EMDR sırasında anıyı ayrıntılı anlatmak gerekir mi?

Hayır. EMDR'yi diğer konuşma ağırlıklı yöntemlerden ayıran noktalardan biri bu — kişiden anıyı baştan sona, ayrıntılı biçimde anlatması beklenmez. Terapist zaman zaman zihinden geçeni kısaca sorar, süreç çoğunlukla sessiz ilerler.

EMDR herkeste aynı şekilde mi işler?

Hayır; etki büyüklüğü kişiden kişiye değişir, bazı kişilerde süreç daha hızlı, bazılarında daha kademeli ilerler. Eşlik eden başka zorluklar, anının karmaşıklığı ve kişinin genel destek sistemi bu farkı etkileyen etkenlerden bazıları.

EMDR tek başına mı uygulanır, başka yöntemlerle birlikte mi?

Çoğu zaman tek başına bir süreç olarak planlanır, ama bazı terapistler EMDR'yi başka yaklaşımlarla (örneğin BDT ile) birlikte düşünebilir. Bu, kişinin durumuna ve terapistin değerlendirmesine bağlı bir tercih.

EMDR çevrimiçi olarak da uygulanabilir mi?

Evet, yöntem çevrimiçi bir ortama uyarlanabiliyor; göz hareketi yerine bazen ekranda hareket eden bir görsel uyaran ya da sesli bir uyaran kullanılabiliyor. Format tercihi burada da kişinin neyle daha rahat hissettiğiyle, teknik imkânlarla ve terapistin değerlendirmesiyle şekilleniyor.

EMDR'ye başlamadan önce ne bilmek faydalı olur?

Sürecin ilk seanslarının büyük ölçüde geçmiş öyküyü almaya ve güven ilişkisi kurmaya ayrılacağını, asıl işleme aşamasına hemen geçilmeyeceğini bilmek faydalı olabilir. Ayrıca bir seans sonrasında bazen geçici bir yorgunluk ya da duygusal dalgalanma hissedilebileceğini önceden bilmek, bu deneyimle daha az şaşırarak karşılaşmayı kolaylaştırır.

Herkes için aynı işlemez

Yukarıdaki bulgular grup ortalamalarına dayanıyor; bir çalışmada iyi sonuç alınması, aynı yaklaşımın herkeste aynı hızda ya da aynı ölçüde işleyeceği anlamına gelmiyor. Bazı kişiler için EMDR beklenenden daha uzun sürebilir ya da başka bir yöntemle birlikte düşünülmesi gerekebilir; bu bir başarısızlık değil, sürecin normal bir parçası. Bir yöntemin bir kişide beklenen hızda ilerlememesi, o kişinin "yeterince çaba göstermediği" anlamına da gelmez; bu farkların çoğu zaman anının niteliğiyle, kişinin genel destek sistemiyle ilgili olduğu düşünülüyor.

Son olarak

EMDR'nin kendinize uygun olup olmadığını anlamanın en net yolu, bir terapistle yapacağınız ilk görüşmede geçmişinizi, hangi anının hâlâ güncel bir yük taşıdığını ve beklentilerinizi birlikte konuşmak. EMDR'nin hangi durumlarda tercih edildiğine, diğer sekiz yöntemle birlikte genel bir bakış için Terapi yöntemleri: hangisi size uygun? yazımıza, bilişsel davranışçı terapiyle karşılaştırmalı bir çerçeve için Bilişsel davranışçı terapi (BDT) nedir? yazımıza, kabul ve kararlılık terapisine dair Kabul ve kararlılık terapisi (ACT) nedir? yazımıza ve köklü örüntülere odaklanan Şema terapi nedir, kimler için uygundur? yazımıza, genel bir giriş için terapiya.co ana sayfamıza buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar

  • Chen, Y.-R., Hung, K.-W., Tsai, J.-C., Chu, H., Chung, M.-H., Chen, S.-R., Liao, Y.-M., Ou, K.-L., Chang, Y.-C., & Chou, K.-R. (2014). Efficacy of eye-movement desensitization and reprocessing for patients with posttraumatic-stress disorder: A meta-analysis of randomized controlled trials. PLoS ONE, 9(8), e103676.
  • Wright, S. L., Karyotaki, E., Cuijpers, P., Bisson, J. I., Papola, D., Witteveen, A. B., & Sijbrandij, M. (2024). EMDR v. other psychological therapies for PTSD: A systematic review and individual participant data meta-analysis. Psychological Medicine, 54(8), 1580–1588.
  • World Health Organization. (2013). Responding to intimate partner violence and sexual violence against women: WHO clinical and policy guidelines. World Health Organization.

Bir adım atmayı düşünüyorsanız

Terapiya'nın nasıl çalıştığını, sürecin nereden başladığını ve neleri kapsadığını online terapi sayfasında ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.

Aklınızda kısa bir soru varsa, sayfanın sağ alt köşesindeki canlı destekten doğrudan sorabilirsiniz.


Bu yazıyı kim hazırladı?

Bu içerik Terapiya Yazı Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Yazıdaki bilimsel iddialar yayınlanmış kaynaklarla doğrulanır ve metin, yayınlanmadan önce bir gözden geçirme sürecinden geçer. Terapiya hakkında daha fazla bilgi için hakkımızda sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Paylaş